Swatch
1 Mart 1983'te Zürih'te tanıtılan on iki plastik saat, köşeye sıkışmış bir sanayinin karşı saldırısıydı. Kırk yıl sonra aynı marka, dünyanın dört bir yanında mağaza önünde sabahlanan kuyrukların adresi olacaktı.
1 Mart 1983 sabahı gazeteciler alışılmadık bir basın toplantısına çağrıldı. Masada değerli metal yoktu, komplikasyon yoktu; 39,90 franktan başlayan fiyatlarla satılacak, robotların monte ettiği plastik bir saat duruyordu. On iki modellik, rengârenk bir koleksiyon. Saatçiliğin anavatanında bundan daha az "İsviçreli" görünen bir ürün tasarlamak zordu. Oysa o plastik kasa, ülke tarihinin en İsviçreli hamlelerinden biriydi.
Krizin Ortasında Doğan Fikir
Hikâye bir zafer olarak değil, bir panik olarak başladı. 1970'lerin sonunda Japonya'dan gelen ucuz kuvars saatler İsviçre sanayisini duvara dayamış, geleneksel üreticiler pazar kaybediyordu. Mekanizma devi ETA'nın başındaki Ernst Thomke, mühendisleri Elmar Mock ve Jacques Müller'e görünüşte imkânsız bir görev verdi: Japonlarla fiyatta yarışabilecek bir kuvars saat. Çözüm saatçilikten değil, plastik enjeksiyon teknolojisinden geldi. Kasa aynı zamanda mekanizmanın taşıyıcı plakası olacak, parça sayısı alışılmış doksan bir yerine elli birde kalacak, montajı baştan sona robotlar yapacaktı. Arka kapak yoktu; gövde kaynakla mühürleniyordu. Tamir edilemezdi ama zaten tamir masrafını haklı çıkarmayacak kadar ucuzdu.
Bir Değil, İki Saat
Halk kararını hızlı verdi. 1986'ya gelindiğinde 23 milyon, 1992'de 100 milyon adet satılmıştı. Bu hız yalnızca fiyatla açıklanamaz; ürün, saati mühendislik nesnesi olmaktan çıkarıp modaya bağlamıştı. Kadran her sezon değişiyor, kimse tek modelde kalmıyordu. Aynı dönemde ASUAG ile SSIH'nin birleşmesini yöneten Nicolas Hayek, bu renkli makineyi bütün bir stratejinin temeline koydu: ucuz segmenti Japonlardan geri al, oradan gelen gelirle mekanik saatçiliği ayakta tut. Sonradan Swatch Group adını alan yapı bugün Omega'dan Tissot'ya uzanan bir çatıysa, harcında bu denklem var.
Ay'a Dönüş
26 Mart 2022'de şirket bu kez aynı gruptaki Omega'yla güçlerini birleştirdi. Bioceramic MoonSwatch, Ay'a giden Speedmaster'ın kuvars kronograflı, on bir modellik yorumuydu ve fiyatı çelik aslının onda biri bile değildi. Tokyo'dan Londra'ya, Zürih'ten New York'a insanlar mağaza kapılarında geceledi; talep öyle taştı ki kişi başı satın alma limiti ikiden bire indirildi. Yıl bitmeden satış bir milyon adedi geçti. Daha çarpıcı olanı, plastik yorumun gerçek Moonwatch'un satışını da yüzde elliden fazla artırmasıydı. Vaktiyle sanayiyi kurtaran formül — ucuz, renkli, seri üretim — bu kez lüksün kendisine reklam yapıyordu.
Kırk yıl arayla iki sahne birbirine bakıyor. 1983'te o masada duran plastik saat neyin kanıtıysa, 2022'de şafakta bekleyen kuyruk da onun kanıtı: insanlar saati zamanı öğrenmek için değil, arzulamaktan keyif aldıkları için alıyor. Elli bir parçalık o küçük makine, bunu herkesten önce anlamıştı.
Katalog.
TÜMÜ →






















