Maurice Lacroix
1975'te Avusturya vitrinlerine çıkan ilk koleksiyonun kadranında, kısa süre önce hayatını kaybetmiş bir yönetim kurulu üyesinin adı yazıyordu. Aynı ad bugün Jura tepelerinde yılda 90 bine yakın saat üreten bağımsız bir üreticinin kapısında asılı.
1975'te Avusturya'da satışa çıkan yeni İsviçre markasının adı kimseye bir şey ifade etmiyordu. Maurice Lacroix ünlü bir usta değildi; Zürihli ticaret evi Desco von Schulthess'in yönetim kurulunda oturmuş, marka doğduğu sırada hayatını kaybetmiş bir yöneticiydi. Şirket ilk saatlerine onun adını verdi.
Önce atölye
Hikâyenin kökü 1889'da kurulan Desco'ya uzanıyor. Ticaret evi 1961'de Jura platosundaki Saignelégier köyünde Tiara adlı bir montaj atölyesini satın aldı ve burada yıllarca başka markalar için saat üretti. Sipariş defterleri hep başkalarının adıyla doluydu; atölyenin emeği vardı, imzası yoktu. Bu yüzden 1975'teki çıkış bir kuruluş anından çok sahneye adım atmaktı: On dört yıldır perde arkasında çalışan eller, ilk kez kendi adlarıyla üretiyordu. İlk durak Avusturya oldu, ertesi yıl İspanya eklendi. Talep o kadar hızlı büyüdü ki 1980'de üçüncü taraflar için üretim tamamen durduruldu. Saignelégier artık yalnızca kendi hesabına çalışıyordu.
Montajdan manifaktüre
Asıl dönüşüm 1989'da başladı. Kasa üreticisi Queloz S.A.'nın satın alınması, saatin en görünür parçasını şirket çatısı altına taşıdı. Bir yıl sonra, mekanik saatin quartz sarsıntısının ardından yeniden değer kazandığı bir dönemde, üst segment hat Les Mécaniques tanıtıldı; kısa süre içinde Masterpiece adını aldı ve retrograd göstergeleriyle markanın komplikasyon ustalığını sergileyen hat hâline geldi. Doksanlar boyunca fiyatına göre sunduğu işçilikle hızla büyüyen şirket, 2001'de Desco'dan ayrılıp atölyeleriyle birlikte bağımsızlığını ilan etti. Beş yıl sonra da en büyük eşiği aştı: Saatçi Andreas Strehler'le geliştirilen elle kurmalı kronograf kalibresi ML106, markanın ilk kendi mekanizmasıydı. Montajla yola çıkan atölye, kendi çarkını çizen bir manifaktür olmuştu.
Calypso'nun ikinci hayatı
2011'de çoğunluk hissesi İsviçreli DKSH Holding'e geçti. Markayı yeni bir kuşağa tanıtan hamle ise 2016'da geldi: Aikon. Entegre bilezikli, çerçevesine altı tırnak yerleştirilmiş bu çelik spor saat, doksanların Calypso koleksiyonunun güncellenmiş bir yorumuydu. Gérald Genta'nın yetmişlerde Royal Oak ve Nautilus'la açtığı estetik damardan besleniyordu; fiyatıysa o efsanelerin çok altındaydı. İlk sürüm quartz mekanizmayla çıktı; 2018'de otomatik versiyon geldi, değiştirilebilir bilezik sistemi de cabası. Bütünleşik bilezikli spor saat modasının zirveye tırmandığı yıllarda koleksiyon markanın en çok satan hattı oldu ve köklü üreticiye beklemediği kadar genç bir kitle kazandırdı.
Bugün Saignelégier ve Montfaucon'daki atölyelerden yılda 90 bin civarında saat çıkıyor; kabaca yarısı mekanik. Katalog iki kutup üzerinde duruyor: bir yanda iskelet kadranları ve çoklu retrograd göstergeleriyle Masterpiece, diğer yanda genç bileklere hitap eden Aikon. Kadrandaki isim yarım asırdır aynı: Adını taşıyan ilk saatin vitrine çıktığını göremeyen adamın imzası, her yeni modelde bir kez daha atılıyor.
Katalog.
TÜMÜ →






















